avatar

Sen Artık Benimsin...
... ama önce kedisin :)

12/12/2014
Serap Eflanlı

Rutin ve zorunlu olduğum durumlar dışında, hiç birşey yapmıyorum bir süredir. Kitap okumuyorum, film izlemiyorum, yürüyüş yapmıyorum; duruyorum öylece... Bu durumdan mıdır nedir bilmem, uyuyamıyorum da. Böyle gecelerden birinde, gözlerim yarı kapalı bir halde, televizyon kanalları arasında dolaşırken, karşılaştığım sahne bütün duyularımı ayağa kaldırdı.

Belli bir takım merhalelerden geçmiş olduğunu anladığımız, genç bir çift yataktalar; erkek kişi, -RTÜK tarafından blurlaştırılmış- sigarasının dumanını tavana doğru üflerken, "sen, artık benimsin!" diyor kadın kişiye. Ben daha, ne diyooo? diyemeden, "evet, seninim! seninim!" diye ağzı kulaklarında, gözlerinden ateş fışkırarak tepinmeye başlıyor kadın kişi, yatakta.

İnanamadım gördüklerime, duyduklarıma. Çocukluğumun, zengin erkek, fakir kız sahnelerinden değildi karşıma çıkan. Basbayağı bugündendi; tavandan yere kadar camlı, deniz manzaralı, modern, geniş, ferah bir oda, büyük, yere yakın, ahşap kasalı yatak, içinde kirli sakallı, saçları jöleli, kaslı, çok istersek "yakışıklı" bile diyebileceğimiz erkek ve yanında Victoria Secret iç çamaşırlı, sarışınlığı tartışmalı kadın.

.................................

Benim, yıllar içinde aşağı inen, yukarı çıkan pek çok kadın hallerim olmuştur; olmaktadır da. Marifet saymam ilişkiler konusundaki bilmişliklerimi ama, hâlâ devam ediyor, senaryosu yazılıp, prodüksiyonu yapılıyor olması, gücü sahte erkek ve acizliğini güç olarak kullanmaya çalışan kadın kişi hâlleri; üzdü, kırdı, kızdırdı, öfkelendirdi beni. Avazım çıktığı kadar bağırmak istemedim bu basit, saçma sapan ve fakat gerçek olan sahne karşısında.

Sene, bu sene ve ne yazık... Özellikle kadın kişi, yaşı, yaşamışlığı, sosyal, kültürel, ekonomik durumu ne olursa olsun, bir yanıyla hep seviyor erkek kişinin gücünü, baskısını ve izin veriyor buna; yetmez bir de arzuluyor. Erkek kişi de, tırnak içinde güçlü diye tanımlanan bu kadın kişilerle birlikte olmayı ve O'nların üzerinde, hafiften çekinerek de olsa baskı kurmayı seviyor.

Kişilerin birbirlerine bedenlerini açabilmelerini önemsiyorum; çünkü en başta dokunabilmek ve sonrasında ten-tene gelmek önemli, kıymetli, sevgili bir durum. Böyle bir paylaşımın sonunda, "sen artık benimsin!" demek ve bunun kabûl görmesi; bu sözün yaşamın anlamı, varoluş nedeni olması; kişinin kendini var etmek için harcadığı onca değerli zamana ve kendine ayıp değil midir? Belki de hiç'likle yaşanan seksin ardından, sevginin birbirine karıştırılmasıdır bu, bilemiyorum; ben özellikle kadın kişideki sahip çıkılma, ait olma arzusuna takılıyorum.

.................................

"Konuşamadığınla evlenme ve hatta mümkünse birlikte olma" diyorum; bir süredir. Şimdi buna, "söz huzur bozacaksa sus, sarıl ve uyu"yu ekliyorum.

İnsan en çok, kendini sevdiğinde güzel mutlu samimi ve kendine sahip... Özlem duyduğu, özlediğini düşündüğü kişideki, kendi hâli...

Ne demek "sen artık, benimsin?" 

Ben şunu demek isterim karşımdakine, "bak güzel'cim; sen benim için önce kedi, sonra erkeksin; anladın mı önce kedisin!.."

Yorumlar Yorum Yap

Son Yazılar